Yayla evlerinin yıkımına tepki! - Genel | Tirebolu Ekspress Haber

Yayla evlerinin yıkımına tepki!


Yöremizde bulunan yaylalardaki ev ve çevirgelerin yıkılmasına dair alınan karara tepki gösteren İl Genel Meclisi Üyesi Ömer Cebeci, konuyu Meclis gündemine taşıdı…

Yörenizde bulunan yaylalardaki ev ve çevirgelerin yıkılmasına dair alınan karar, bölge halkını ve özellikle yaylacıları mağdur ederken; Tirebolulu İl Genel Meclisi Üyesi CHP’li Ömer Cebeci, konuyu Meclis gündemine taşıdı. Yaylalardaki evlerin yıkılmasıyla ilgili olarak tanınan sürenin 17 Haziran’da dolacağı kaydedilirken, bu karara her kesimden yoğun tepki var.Yöre halkının ve yaylacıların mağduriyetine tercüman olan ve ilgili konuyu Meclis gündemine taşıyan Cebeci, yasal bir dayanağı olmayan bu yanlışlığın düzeltilmesi gerektiğine dikkat çekerek, İl Genel Meclisi Başkanlığı’na çağrıda bulundu. Yayla evlerinin yıkılmasıyla ilgili olarak İl Genel Meclisi’nin son toplantısında konuyu gündeme taşıyan Cebeci, Meclis Başkanlığı’na yaptığı sunumda, yaylacılığın tarihi gelişiminden bahsederek, bu etkinliğin kadim bir kültür olduğunu dile getirerek, özetle şu ifadeleri kullandı:Yaylacılık her yönüyle bölgemizin kimliği açısından çok değerli ve çok önemlidir. Biz, bu kültürün sekteye uğratılarak yok edilmesine asla sessiz kalmayacağız Yaylacılık yok edilirse, bizim bu topraklardan aşamalı olarak yok edilmemiz anlamı çıkar.

Yaylacılık, bize aynı zamanda bölgede hayvancılığın sürdürebilmesi imkanı sağlamakta, hem bölge vatandaşına ve hem de ülke ekonomisine katkı sunmaktadır. Ülkemizde gittikçe yok olmaya yüz tutan hayvancılığın yetersizliği, ülkemizi dışarıya bağımlı hale getirmiştir. Yaylacılık, ülkemizin ekonomik bağımsızlığı için de çok önemlidir.

Yaylacılık aynı zamanda hayvancılık yapma imkanı elinden alınan vatandaşımızın bu topraklarda geçinme imkanıdır. Yayla evlerinin yıkılması demek, hayvancılık imkanı elinden alınan vatandaşımızı göçe zorlanması, bu toprakların insansızlaştırılması demektir.

Yasal mevzuatın gerekçesi her ne olursa olsun, yayla evlerinin yıkılmasına, bölgemiz insanının yayladan koparılması yanlışına hep birlikte DİRENECEĞİZ.

Yaylacılık, bizlerin bu toprakları yurt edinmemizin temel sebebidir ve kadim kültürümüzdür. Bu gelenek, bu kadim kültür yok edilemez. Yasal mevzuat gelenekle çelişmemelidir.

Kısaca, yaylacılık bizi biz yapan kültürümüzdür, bizi buralarda tutan varoluş sebebimizdir. Bu konunun dikkate alınarak bu yanlıştan dönülmesini istiyoruz. Biz, kararlılıkla bu yanlışa DİRENECEĞİZ. Çünkü, yayla; bu milletin derdi değil, her derdinin şifasıdır.”